Güney Gürcistan’da, Ermenistan sınırı yakınlarında yer alan ücra Gandzani köyünde geçen “Uzaktaki Ateş”, belirsizlik ve değişimin ortasında büyüyen gençlerin dünyasını keşfe çıkıyor. Sürgün yankılarının ve Sovyet nostaljisinin hâlâ hissedildiği bir etnik Ermeni topluluğuna ev sahipliği yapan bu köy; miras kalan gelenekler ile yeni bir hayat arzusu arasındaki gerilimle baş etmeye çalışan üç gencin yaşamını çerçeveliyor. Yerinde duramayan ve hırslı bir genç olan Henrikh, Uluslararası İlişkiler okumak için Tiflis’e gitme hayalleri kuruyor. Ailevi sorumlulukların yükünü omuzlarında taşıyan Karlen, bağımsızlığa giden yol olarak gurbette işçilik yapmayı düşünüyor. Geleneklerine daha bağlı olan Hagop ise köyün yazılmamış kurallarını ve ataerkil beklentilerini içten içe sorgularken, kendine bu köyde anlamlı bir yer edinmeye çalışıyor. Katı toplumsal cinsiyet rollerine, sosyal sınırlara ve jeopolitik istikrarsızlığa meydan okuyan film; izole dünyalarının ötesinde bir gelecek hayal eden bir kuşağın mahrem ve sarsıcı bir portresini sunuyor.





