Kadınlar ve Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi

Diyarbakır 5 No'lu Cezaevi’nde yaşanılanlar birçok raporun, sanat eserinin, kitabın konusu olmuştur. Bunlar arasında kadınların yaşadıklarına ya çok az yer verilmiş ya da yaşanılanlar yoğunlukla “mağdur” söylemiyle dillendirilmiştir. Şüphesiz Diyarbakır’da kadın tutsak ve ziyaretçilere yaşatılanlar, insanlık adına onur kırıcı ve utanç vericidir. Fakat kadınların direnişleri, iradeleri zulümden daha güçlü olmasaydı biz bugün Diyarbakır Cezaevi’ni konuşuyor olur muyduk? 1980′lerde Diyarbakır Cezaevi sürecini yaşayan 22 kadın hakkında 24 fotoğrafçı tarafından yürütülen video ve fotoğraf çalışmalarından oluşan ‘Kadınlar ve Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’ sergisi, Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi Müze Koordinasyon Merkezi’nin isteği ve desteğiyle gerçekleşmiştir. Bu sergi kapsamındaki iki video nun gösterimi, videoları hazırlayan ekibin ve Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi Müze Koordinasyon Merkezi çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirilecektir.

Yakın Karanlık, 13’43”

Hazırlayanlar: Aylin Kızıl, Fatma Çelik, Gülşin Ketenci, Kibar Suvari Bozkuş, Serpil Polat

Bölgenin en büyük cezaevi olarak inşa edilen Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi 1980 askeri darbesinden sonra 80-88 yılları arasında sıkıyönetim özel askeri cezaevi olarak kullanıldı. Tutukluların askeri yönetimin baskılarıyla sindirilmeye çalışıldığı ağır işkenceler gördüğü ve Genelkurmay Başkanlığı’nın 2 Nisan 1984’teki açıklamasına göre “53 ölüm olayına rastlandığı” o yılları, üç kadının; cezaevinin yakınlarında oturan Fatma, gözaltında kalan ardından eşi cezaevindeyken görüşüne giden Ayşe ve cezaevinde babasını kaybeden Serdıl’ın tanıklıklarından dinliyoruz.

Diyarbakır Cezaevinde Ülkü Akgün Tarafından Örüldü, 09’01”

Hazırlayan: Sedef Özge

Ülkü Akgün, Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) İlerici Kadınlar Derneği’ne (İKD) üye olduğu ve İKD’nin düzenlediği çeşitli gecelerde konuşma yaptığı gerekçesiyle 31 Ağustos 1982’de gözaltına alındı. 20 gün işkencede kaldı. Vücuduna elektrik verildiğinde kistinin patlaması nedeniyle 20 gün de hastanede kaldıktan sonra tutuklanarak Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’ne götürüldü. Eşi Kenan Akgün, kendisinden haber almak için emniyete başvurduğunda gözaltına alındı. Bu sırada kızları Dide 12 yaşındaydı. Ülkü Akgün cezaevinde bir buçuk yıl kaldı; 8 Mart 1984’te tutuksuz olarak yargılanmak üzere tahliye edildi. 1986’da cezası onandı, bunun üzerine İstanbul’a giderek kaçak yaşamaya başladı.