28 YILDIR DEVAM EDEN ÖLÜM BEKLEYİŞİ |
Documentarist İnsan Hakları buluşması başlıyor! “Hangi İnsan Hakları?” etkinliği, 14 Aralık akşamı dünya çapında yankı yapmış bir belgeselle açılıyor. “Ömrüm Hapiste Geçti” (In Prison My Whole Life), Kara Panterler üyesi radikal gazeteci Mumia Abu–Jamal’in 28 yıldır süren tutsaklığının ve tartışmalı bir yargılamayla ölüm cezasına çarptırılışının ibret verici öyküsünü aktarıyor.
ABD’li ünlü oyuncu Colin Firth’ün yapımcıolarak destek verdiği belgesel, Mumia Abu-Jamal’in yaşadıklarını, tam da cinayetsuçlamasıyla yakalandığı gün doğmuş olan bir gencin, William Francome’in gözünden aktarıyor. Francome,çocukluğundan beri adını duyduğu, kendi yaşı kadar hapis yatmış olan ve her an ölümcezasının infaz tehdidiyle yüzyüze yaşayan bu siyah aydının başına gelenleri öğrenmeye çalışırken, Noam Chomsky, Alice Walker, Howard Zinn, Snoop Dogg gibi tanınmış simalarla konuşuyor. Canlı bir kurguyla ilerleyen bu dinamik ve sarsıcı film boyunca, bir anlamda bizi ABD’nin arka bahçesinde gezdiriyor.
“Ölüm bekleyişi ile geçen bir dakikayı düşünün. Şimdi de 10 milyonlarca dakikayı düşünün. Beklemekle, ölümü beklemekle geçen bir ömürlük zamanı...”
Ömrüm Hapiste Geçti filminden |
Mumia Abu-Jamal tam 28 yıl önce, gazeteciliğin yanısıra ek iş olarak geceleri taksi şoförlüğü yaparken, 9 Aralık 1981 tarihinde Philadelphia’da bir polisi öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınıyor ve sadece 15 gün süren bir yargılama sonucunda ölüm cezasına çarptırılıyor. O gün bugündür demir parmaklıklar arkasında yaşayan Mumia Abu-Jamal, yazdığı kitaplar ve köşe yazıları kadar, onun masum olduğuna inanan destekçilerinin düzenlediği kampanyalarla sürekli gündemde kaldı ve ABD hukuk sisteminin içine yuvalanmış ırkçı zihniyete karşı verilen mücadelenin sembolü haline geldi.
Ana teması “cezaevi” olarak belirlenen “Hangi İnsan Hakları?” etkinliğinde gösterilecek bir başka çarpıcı tutuklu hikayesi, geçen yıl En İyi Avrupa Belgeseli seçilen “René”. Yapımı 20 yıl süren bu benzersiz belgeselde, hayatı sürekli içeri girip çıkmakla geçen bir karakterin dramatik hikayesi anlatılıyor.
"Ömrüm Hapis'te Geçti", 14 Aralık 18:00'de Dutch Chapel'de; 17 Aralık 20:00'de Tütün Deposu'nda.
"HİÇBİR İMPARATORLUK SONSUZA KADAR SÜRMEZ" |
"(...) Philadelphia’da Kara Panterler Partisi’nin ilk ‘bürosu’nun ne bir apartman dairesi, ne bir bodrum katı ya da bar değil de, bir kitapçı dükkanı, fikir alışverişi yapılan bir dünya olması çok anlamlıdır
.
Yaşadığımız çağın genç isyancılara (ki gençler hep isyancıdır!) karşılaşacak, konuşacak, fikir alışverişi yapacak fazla bir fırsat sunmaması ilginçtir. Artık hepsi değilse de kitapçılardan çoğu, küresel, ticari marketlerdir ve buluşma yerinden çok alışveriş yapılacak yerlerdir.
Erişimi bakımından çok geniş olan internet, sosyal ilişkiyi arttırmaktan çok azaltmaktadır. İnsan, konuşurken karşısındakinin kim olduğunu bilmemektedir. Ayrıca internette her yerde hazır ve nazır olan Devlet’in, Echelon Projesi’nden de görüldüğü üzere, herhangi bir isyan kokusunu alabilmek için çeşitli tuzakları vardır. Bu resmi paranoya, bir anlamda zamanın getirdiği kültürel değişimin bir yansımasıdır.
İsyan çağının ardından bir muhafazarlık çağı gelmiştir. Ama yine de... Tarihte döngüler vardır.
Hiçbir imparatorluk, kendi zamanının uçuruma yuvarlanacağını önceden göremez. Roma İmparatorluğu bunu görmemiştir. Britanya İmparatorluğu bir zamanlar ‘görkemli imparatorluğumuzda asla güneş batmayacak’ diye böbürlenirdi. Ama artık batıyor, değil mi? Geçenlerde büyük Osmanlı İmparatorluğu’nun altı yüz yılı hakkında çok ilginç bir kitap okudum. En yüksek noktasında dünyanın en güçlü imparatorluğuydu; doğu Roma İmparatorluğu’nu fethetmişti; Bizans’ın başkenti Constantinople’u kolayca almış ve adını İstanbul’a çevirmişti. Ancak bu imparatorluk sonunda hafif bir iniltiyle göçüp gitmiştir.
Tarihin derslerinden kaçılmaz; imparatorluklar yükselirler ve çökerler. Hiçbir imparatorluk sonsuza kadar sürmez.”
Mumia Abu-Jamal
(“Biz Özgürlük İsstiyoruz”,
Agora Kitaplığı, çev. Mehmet Harmancı) |
|