Bir yönetmen: Rodi Yüzbaşı
Sheffield Doc/Fest'in programcısı Hussain Currimbhoy, festivalde filmi gösterilen Rodi Yüzbaşı'yla Sheffield'de gitmeden hemen önce kısa bir söyleşi yaptı: "Bu adamın acayip saçları var!"
Hussain Currimbhoy
Kürt sinemacı Rodi Yüzbaşı, yeni filmi “Miraz”ın İngiltere'deki ilk gösterimi için Sheffield Doc/Fest'e gelmeye hazırlanıyor. Seyahatle ilgili son tavsiyeleri alıp bavulunu hazırlarken, bu yılki festivalin dikkat çeken yönetmenlerinden biri olacağı kesin. Yalnızca filmindeki eşsiz, duyarlı ve insancıl yaklaşımı dolayısıyla değil, aynı zamanda saçı yüzünden de... Bu adamın acayip saçları var! Ama asıl, aşağıda okuyacağınız yönetmen profilinden de anlaşılacağı gibi, filmlerindeki konuları dert edinen ve etrafındaki dünyanın güzelliklerini görebilen bir göz.
Kendini evde hissettiğin yer neresidir?
Hiçbir yerde evimde hissetmiyorum. Ayrıca, ev de aramıyorum. Yeryüzünde yaşayan sıradan bir canlıyım.
Sana en yakın pencereden ne gördüğünü bize tarif eder misin?
Hiçbir şey göremiyorum. Burada, pencereden bir şey görebilmek için çok fazla kira ödemen gerekiyor. Buna gücüm yetmez.
Belgeselden önce neler yapıyordun?
Belgesel yapmadan önce fotoğrafçıydım. Geldiğim bölge ve kültür hakkında bilgilenmek için fotoğraflar çekiyordum.
“Miraz”ı neden yaptın?
Filmlerimi iki amaçla yapıyorum: Bilgilenmek ve insanlarla tanışmak için. Geride kalanların hikayelerini anlatmak istiyorum, ki onları daha iyi anlayalım.
Türkiye'de belgesel çekecek olsam, bana ne tavsiye ederdin?
İnsanlar sana güvenirse, hikayelerini seninle paylaşır. Samimiyetine güvenirlerse, seninle arkadaş olurlar. Ama öncelikle dürüst ve samimi olman gerekir.
Bu filmi yaparken en büyük zorluk neydi?
En zoru, konunun yüllediği sorumluluk. Bir konuda film yaparken, onun bir parçası oluyorsun. Bu mücadele bazen zorluyor.
Sheffield'teki seyirciye, filmin gösteriminden önce neler söylemek istersin?
Bu filmin amacı, ülkelerini değişik sebeplerle terketmek durumunda kalan insanları yakından tanımak ve anlamak. Birbirimizi anlarsak, daha kolay yakınlaşırız.
Belgeseldeki kahramanların kimler?
Ana karakterlerim yaşamını sürdürme umudunu koruyan insanlar. Bu filmde bunlar kendi ailem, çünkü her tür zor koşula direniyorlar ve hep bir umut taşıyorlar.
Bu söyleşiden hemen önce neler yapıyordun?
Son belgesel projemin kurgusunu yapıyordum.
Bu festivale ilk kez katılıyorsun. Festivalden en çok ne bekliyorsun?
Günümüzde dünya giderek küçülüyor. Türkiye'nin doğusunda bir köyde yaşananlar, dünyanın öteki ucunda yaşayan insanları etkileyebiliyor. Bir arada yaşayabilmek için birbirimizi tanımamız gerekiyor. Aksi halde bizi kandırmaları çok kolay olur. Festivale, başka insanları yakından tanımak ve onlarla iletişim kurmak için katılacağım.
2 Kasım 2010
(Yazının orijinali Sheffield Doc/Fest'in blogunda.)