
| TUR |
“Ermenistan’da geçirdiğimiz dört gün boyunca, aslında ne kadar yakın ama bir o kadar da uzak olduğumuzu, birbirimizi ne kadar az tanıdığımızı, tanımaya ihtiyacımız olduğunu bir kere daha ve yakından gördük.” Erivan’da düzenlenen Uluslararası KIN Kadın Filmleri Festivali’nden izlenimler...
Tuğçe Canbolat, Yasemin Temizarabacı*
Uluslararası KIN (Kadın) Film Festivali'yle ortaklaşa yaptığımız program vesilesiyle Aralık ayının ilk haftasında Ermenistan'daki festivalin konuğu olduk. 1-5 Aralık 2009 tarihleri arasında Erivan’da gerçekleşen festivalin Filmmor Kadın Filmleri Festivali seçkisinde Emel Çelebi’nin Lilit’in Kızkardeşleri, Nuran Evren Şit’in Ve Telefon, Atölyemor Kolektifi’nin Jinen Dengbej ve Belmin Söylemez, Berke Baş, Somnur Vardar ve Haşmet Topaloğlu’nun Bu Ne Güzel Demokrasi filmleri yer aldı. Türkiye’de kadınların hali ahvalinin de bir yansıması olan bu filmlerin ve gösterimlerin ardından yaptığımız söyleşilerin, Türkiye'de yaşayan farklı kadınları tanıma fırsatı verdiğini festival izleyicilerinden duymak bize iyi geldi.
BELGESEL GAZETE: Mumia'dan Yılmaz'a: Hatırlamak için! IDFA 2009: Keşifler ve ustalar Görüntüyü baş tacı eden festival Tüm yazılar için >>> BÜLTENLER: Şubat 2010 |
|---|
Bu yıl altıncısı düzenlenen KIN Film Festivali’nde (festivale adını veren “kin” sözcüğü, Ermenice’de “kadın” demek) başta Ermenistan olmak üzere Rusya, Macaristan, Polonya, İspanya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Arjantin’den kadın yönetmenlerin kadınlara yönelik şiddet, bekaret, emek, aşk, beden gibi temalardaki belgesel ve kurmaca filmlerini izledik. Festivale katılan kadın yönetmenlerle ve izleyicilerle tanıştık, konuştuk…
Ermenistan’da geçirdiğimiz dört gün boyunca, aslında ne kadar yakın ama bir o kadar da uzak olduğumuzu, birbirimizi ne kadar az tanıdığımızı, tanımaya ihtiyacımız olduğunu bir kere daha ve yakından gördük. Kadınlarla hikayelerimizi paylaştığımızda,Türkiye’de dinlediğimiz ezgileri Ermenice dinlediğimizde, yemek yerken menülerde Türkiye’deki yemek isimlerini gördüğümüzde, Türkiye’den geldiğimizi öğrenen bir genç erkek bildiği Türkçe kelimeleri sıralayıp, Bitlis, Muş, Van… dan topladığı toprak ve suların şişelerini getirdiğinde, birbirimizi tanıma, tanışma ihtiyacını derinden hissettik. Yaptığımız söyleşide “Altın Bamya” (Golden Okra) ödüllerinden bahsederken “okra” değil de “bamya” dediğimizde gördük ki, politikacılar ne derse desin biz “bamya”ya “bamya” diyoruz, aynı şeye gülüyoruz ve biz kadınlar birbirimize ulaşabileceğimize, dertlerimizi, düşlerimizi paylaşabileceğimize inanıyoruz.
12-21 Mart 2010 tarihlerinde İstanbul’da yapılacak ve ardından gezici gösterimlerle devam edecek olan 8. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali'nde de Uluslararası KIN Film Festivali’nden bir seçki yer alacak ve Ermenistan’dan kadın yönetmenler festivale konuk olacak. Film gösterimlerinin yanında kadın yönetmenlerle yapacağımız söyleşiler ve diğer etkinliklerle tanışma, konuşma, dinleme, dertleşme imkanı bulacağımızı ve bunun kadınlar arasında yeni tanışmalar, ortaklıklar, üretimlere vesile olacağını umuyoruz.
25.12.2009
(*) Filmmor Kadın Kooperatifi